13 Kasım 2016 Pazar

BEBEKLER NEDEN AĞLAR??????

Bebekler Neden Ağlar ?

bunun 12 Genel Sebebi;

Açlığını, korkusunu, acısını, uyku ihtiyacını ve daha fazlasını sadece ağlayarak bize anlatmaya çalışan bebeklerimizin neden ağladığını bir çok zaman anlamakta güçlük çekeriz.
Fakat aileler olarak bebeğimizin ne demek istediğini nasıl anlayacağız? Özellikle ilk günlerde neden ağladığı konusunda bir tahminde bulunmak zor olabilir.
Sizin için en genel bebek ağlama nedenlerini bir araya getirdik. Eğer bebeğiniz ağlıyorsa ve nedenini hala bulamadıysanız, listemizi gözden geçirerek, işinize yarayacak bir fikir edinebilirsiniz;
1- Açlık,
2- Kirli bebek bezi,
3- Uyku ihtiyacı,
4- Kucak isteği,
5- Mide ağrısı,
6- Çok sıcak veya çok soğuk,
7- Gaz çıkartma isteği,
8- Ufak ayrıntılar,
9- Diş çıkartma,
10- Daha az ilgi isteği,
11- Daha fazla ilgi isteği,
12- İyi hissetmeme,
1- Açlık
Bu büyük ihtimalle bebeğiniz ağlamaya basladiginda, ilk aklınıza bebeğinizin aç olduğu gelecektir. Bebeğinizin açken nasil davranışlarda bulunduğunu öğrenerek, bebeğinizi ağlamaya başlamadan besleyebilirsiniz.
Yeni doğanlar için bazı işaretler; telaş, şapırtı dudak yalama, elini ağzına götürme ve elinizi uzattığınızda, başını elinize doğru döndürerek yaklaştırması.
2- Kirli bebek bezi
Bazı bebekler altını ıslattıklarında hemen belli ederken bazıları sıkılarak bir süre dayanabilirler. Bebeğiniz ağlamaya başladığında hemen kontrol etmekte fayda var.
3- Uyku İhtiyaci
Bebeklerimiz ne kadar şanslı değil mi? Yoruldukları an her an her yerde uyuyabiliyorlar. Veya biz mi o şekilde düşünüyoruz?
Aslında bebeğinizin uykuya dalmasi sizin düşündüğünüzden daha zor olabilir. Kafasını koyup hemen uyuyamaz ve ağlamaya başlayabilir, bu durum özellikle bebekler daha yorgun olduğunda gözlemlenir.
Hasta Yorumu
5 haftalık kızımın ciddi bir sorunu olduğunu düşünerek doktorumuzu bir kaç kez rahatsız ettik. Bebeklerin gerçekten yorgun olduklarında ne kadar huysuz olduklarını okuduktan sonra esnemeye başlamasıyla, uykuya yatırmaya başladık. Takip eden günlerde çok daha az ağladı ve gaz çıkartma sorunları azaldı.
4- Kucak isteği,
Bebekler sürekli kucakta olmak ister. Ebeveynlerin suratlarını görmeyi, seslerini duymayı, kalp atışlarını duymayı ve hatta onlara özel kokularini hissetmeyi severler. Bazen ağlayan bir bebek daha yakın kucaklanmak istiyor olabilir.
Çok fazla kucakta tutarak bebeğimi kızdırır mıyım diye düşünüyorsanız, bu düşüncenizi rafa kaldırabilirsiniz. İlk aylar için bu mümkun değildir, hatta yorgun kollarınız için göğüs taşıma çantası almayı düşünebilirsiniz.
5- Mide ağrısı
Mide ağrıları gaz ile birlikte bebeklerde çoğu zaman ağlamaya yol açar. Eğer bebeğiniz yemeğini yedikten sonra ağlamaya başlıyorsa bir çeşit mide ağrısı çekiyor olabilir. Bebeğiniz günde 3 saat süren ve haftada 3 gün tekrarlayan ağlama seanslarını tekrarlıyorsa mutlaka doktorunuza danışınız.
Her yemek sonrasında tekrarlamayan durumlar genel olarak mide ağrısı olarak tanımlanmaz. Bu durumlar genelde gaz ağrısıdır, gaz ağrısı sadece bebeğiniz yemeğini yedikten hemen sonra değil bir süre sonra da ortaya çıkabilir. Bu durumlarda basit gaz çıkartma yöntemlerini uygulaybilirsiniz.
6- Çok sıcak veya çok soğuk,
Bebeğinizin bezini değiştirirken veya poposunu ıslak mendil ile silerken bebeğiniz üşüyebilir ve ağlayarak tepki verebilir.
Yeni doğan bebekler sarıp sarmalanmayı ve sıcak olmayı sever ama çok sıcak bebeğinizin ağlamasına yol açabilir. Kural olarak bebeğinize, sizin giymeniz gereken giysi uzerine ek bir kat giysi giydirmektir. Sıcak ve soğuk karşılaştırıldığında, bebekler soğuk nedeniyle çok fazla ağlarlar. Sıcak bir çok bebeği çok rahatsız etmez.
 7- Gaz çıkartma isteği
Geğirme ve gaz çıkartma isteği bebeklerde her zaman olmaz fakat beslenme sonrasında, bebeğinizin tek ihtiyaç duyduğu şey bir geğirik olabilir.
Bebekler meme veya biberondan süt emerken hava yutarlar, bebeğiniz yuttuğu havayı çıkartamazsa rahatsızlık duyacaktır.
8- Ufak ayrıntılar
Akla gelmeyen durumlardan biri, bebeğinizin saçı çok sıkı toplandığından kan akışını engelliyor olabilir. Bu, nedensiz yere ağlayan bebeklerde doktorların ilk kontrol ettikleri noktadır.
Bunun yanında, bazı bebekler yünlü giysilere veya elbiselerin içerisinde bulunan etiketlere karşı bebeğiniz hassas olabilir. Bu durum bebeğinizin ağlamasına yol açıyor olabilir, bebeğinizin neden ağladığına anlam veremiyorsanız değişik bir elbise deneyebilirsiniz.
 9- Diş çıkartma
Bebeklerde diş çıkartma süreci çok acılı bir dönemdir, dişler, diş etlerini iterek ve keserek çıkar. Eğer bebeğiniz acı içinde gözüküyorsa ve siz buna anlam veremiyorsanız, elinizle diş etlerini hissetmeye çalışın. Eğer bir sertlik hissediyorsanız, bebeğiniz diş çıkartıyordur.
Genelde, bebekler 4 – 7 aylar arasında diş çıkartırlar fakat daha erken görüldüğü durumlarda gözlemlenmektedir.
10- Daha az ilgi isteği,
Bebeğiniz etrafındaki tüm olayları ve nesneleri inceleyerek sürekli yeni bilgiler öğrenir. Fakat bazen alışık olmadiği ses ve ışıkların olduğu bir ortamda elden ele dolaştığında, olup biteni işleyemeyebilir. Ağlamak bazen bebekler için “yeter” demektir.
Bu gibi durumlarda ebeveyn kucağı veya bebeğin ilgisini daha sakin bir olaya çekmek bebeğinizi rahatlacaktır.
11- Daha fazla ilgi isteği,
Bazı bebekler daha dışa dönuk ve etraflarındaki dünyayı keşfetmek için denemeye daha açık olabilir. Bu tarz bebekler genelde ilgilenebilecekleri bir olay veya nesne bulamadıklarında ağlamaya başlarlar. Bebeğinizi sürekli meşkul etmek sizin için yorucu olabilir.
Bebeğinizin etrafi izlemesine olanak veren göğüse bağlanan taşıyıcılar veya sırt taşıma çantaları bebeğinizin sizi yormadan öğrenmesine yardımcı olacaktır.  Diğer bebeklerle iletişim halinde olmak, hem bebeğinizi hem sizi rahatlatacaktır, Planlarınızı yaparken daha çok bebeğin olduğu yerleri tercih etmelisiniz.
12- İyi hissetmeme,
Bebeğinizin temel ihtiyaçları karşılanmış ve rahat olmasına rağmen ağlıyorsa, ateşini ölçmelisiniz. Ateş hakkında Ateş Dost mu düşman mı? Yazımızı okuyabilirsiniz. Ateş bir çok hastalığın habercisidir, yüksek ateşte mutlaka doktorunuza danışınız.
Bebeğiniz hasta iken, aç veya sinirli olduğu duruma gore daha farklı ağlar ve tepki gösterir. Bebeğiniz ağlıyorsa ve normalden farklı bir durum olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuzu aramakta tereddüt etmeyiniz.
alıntıdır.... http://drertugrulguler.com/bebekler-neden-aglar-12-genel-sebep/

19 Temmuz 2016 Salı

BEBEKLERDE GÜNEŞ ÇARPMALARINA DİKKAT!!!!!


Çocuğunuza gölge kuralını öğretin. Şapka, uzun kollu tişört gibi koruyucu elbiseler giydirin. Bebek 6 aydan küçükse koruyucu krem sürmektense koruyucu elbise ve gölgelikli bebek arabası kullanın ve bebeği gölgede bırakın. Güneşten koruyucu kremler kullanın. Her iki ultraviyole dalgasına yani UVA ve UVB'ye karşı koruyucu , koruma faktörü en az +30 olan ürünleri tercih edin ve bu kremleri çocuğunuz güneşe çıkmadan yarım saat önce sürün. Eğer çocuk suda fazla kalıyorsa veya havluyla kurulanıyorsa krem sürme işlemini tekrarlayın. Çocuklarda UVA ve UVB'ye karşı yüzde 100 koruyuculuğu olan , kenarları kapalı güneş gözlüklerini tercih edin. Güneş ışınlarının yansımalarına dikkat edin. Kum ve su ışınları yansıdığı için bu gibi alanlarda korunmayı arttırın.

3 Mayıs 2015 Pazar

SORUNLU KONUŞMA BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUĞUNUZ MU VAR?

Çocuklarda Geç Konuşma Nasıl Bir Sorundur?

Hiçbir çocuk doğar doğmaz konuşmaz dil gelişimi tüm çocuklarda belirli bir sıra izler. Doğumdan sonra geçen ilk iki senede çocuklar çevrelerinde konuşulan dili anlayıp öğrenmeye 2 yaş civarında da bu dili sözel olarak ifade etmeye yani konuşmaya başlar. Ancak bazı çocuklar bu süreci tamamlamada yaşıtlarından geri kalabilirler. Dünyanın birçok ülkesinde yapılan çalışmalarda okul öncesi ve okul çağındaki çocukların neredeyse % 10’undan fazlasında dil ve konuşma bozukluğu olduğu görülmektedir. Bu çevrenizdeki her 10 çocuktan birisi demektir. Çocukların konuşma gelişiminde yaşıtlarına oranla belirgin bir farklılık varsa o zaman hiç vakit kaybetmeden bir dil ve konuşma bozuklukları uzmanına başvurmakta yarar vardır.

Çocuk Ne Zamana Kadar Konuşmayı Öğrenmezse Bir Uzmana Gitmek Gerekir?

  • 3 aylık: Çevredeki seslere ya da insan sesine tepki vermiyorsa,
  • 3–5 aylık: Agulamalar gibi sesler çıkarmıyorsa,
  • 1 yaşında halen ismine bakmıyorsa, ‘hayır’ sözcüğünü anlamıyorsa,
  • 1,5-2  yaşında halen hiç kelimesi yoksa,
  • 3 yaşından itibaren ‘ne, nerede, kim’ gibi basit soruları yanıtlayamıyorsa,
  • 3 yaşından itibaren aile dışından birileri onun konuşmasını anlamakta güçlük çekiyorsa,
  • 4 yaşında: Kişi zamirlerini, iyelik/çoğul eklerini kullanmıyor, geçmiş/gelecek zamana ilişkin konuşamıyorsa, nesnelerin işlevlerine ilişkin sorulara yanıt veremiyorsa
  •  5 yaşında: Neden/nasıl sorularına yanıt veremiyor, nesnelerin ne işe yaradığını ifade edemiyorsa basit bir hikayeyi anlatamıyorsa
  • En kısa sürede bir dil ve konuşma bozuklukları uzmanından yardım alınmalıdır.


NEDEN ÇOCUKLAR GEÇ KONUŞUR?

Çocuklarda Geç Konuşmanın Nedenleri Nelerdir?

Genellikle dil gelişiminde tüm çocuklar belli bir sıra izlerler. Ancak bireysel farklılıklardan ötürü bazı çocuklar bu süreci tamamlamada yaşıtlarından geri kalabilirler. Çocuğun konuşma problemlerinin görülmesinde birçok faktör rol oynayabilir.
  • Doğumla birlikte gelen veya doğum sırasında oluşan sorunlar,
  • kromozom anomalileri, motor gelişim geriliği, işitme kaybı ve görme özrü gibi bazı duyusal kayıplar,
  • genetik bozukluklar,
  • ailede gecikmiş dil öyküsü,
  • zeka geriliği,
  • yarık dudak/damak gibi konuşma organlarındaki yapısal sorunlar,
  • otizm, yaygın gelişimsel bozukluk gibi problemler,
  • çevresel koşullar, dil ve konuşma gelişimini destekleyici uyaranların az olması,
  • anne-babanın tutum hataları gibi birçok nedene bağlı olabileceği gibi bazen tüm bu nedenlerden bağımsız olarak da görülebilmektedir.

24 Nisan 2015 Cuma

ÇOCUKLARDA YÜZ BOYAMA SANATI

Uzun bir aradan sonra sizlerle birlikte olmaktan dolayı keyifliyim. Artık google çok fazla yayına izin veremediği için, haftada bir kere bir yayın yapacağım...Çocukların yüz boyamalarına yer vermek istedim. Bu arada okuyucularımın geçmiş Kandillerini de kutluyorum. 

23 Nisan Ulusal Eğemenlik Çocuk Bayramınız da kutlu olsun. 
                                                      

Neden yüz boyama dersiniz de; 23 Nisan şenliklerine katıldığımızda gördüm ki bazı aileler çocuklarının estetik güzelliklerin yüzlerine yapılmasına ve çocuklarının mutluluklarını engelleyici tavırlar sergilemelerindendir. Bazı ebeveynler çocuklarının sağlıklarına zarar vereceğinden korktukları için izin vermiyorlar. Oysa yüz boyalarının kaliteli olan içinde hiç kanserojen  madde içermeyenleri de bulunmaktadır. O yüz markalarını araştırmalarını ve bu boyaları sürmeden önce cilde nemlendirici sürerek cildin zarar görmesi engellenebilinir. Çocuklarının eğlenmelerine çocuklarının yüzlerinin gülmesine yardımcı olarak gelişimlerinde olumlu etken oluşturabilirler. 

                                                                                                  İyi eğlenceler dileğimle....

28 Aralık 2014 Pazar

MÖLLER'S


Dünya genelinde Omega 3 yağ asitlerinin sağlığa yararlı etkilerini anlatan 15.000'den fazla bilimsel makale bulunmaktadır. Möller's Omega 3, omega 3 yağ asitleri EPA ve DHA bakımından son derece zengin bir balık yağıdır.

9 Aralık 2014 Salı

ÇOCUKLARINIZLA İLETİŞİMLERİNİZ NASIL?


    Çocuklarınızla göz teması kurarak konuşursanız, çocuklarınız daha çabuk anlayacak ve onunla ilgilendiğinizi bilerek, hissederek, yaşantısında öğrettiklerinizi, daha çabuk uygulayarak sizin ve kendisinin hayatını daha çok kolaylaştıracaktır.

1 Aralık 2014 Pazartesi

ÇEKİLİŞ BİTMİŞTİRRRRRRRRRRRRRRRR.


mutlu anne babalar mutlu çocuklar: KOMŞUDA ÇEKİLİŞ VAR....

Evet Baylar ve Bayanlar, çocuğunuzla birlikte her gün  eğlenerek güzel ve kaliteli zaman geçireceğiniz bir etkinlik kitabını siz takipçilerime vermek istiyorum. Bebeğim Blogu'nun ilk çekilişidir. Gönderme ücreti bize aittir.
Çekiliş 1 ARALIK akşamı saat 20.00 'de bitecektir.

Facebook sayfamızı beğenin ve blogumuzun üyesi olmanız yeterlidir.  


Bu yazıyı herhangi bir sosyal medya hesabınızda paylaşmanızı istiyoruz. Bu yazının altına paylaşım linkinizi,takipçi isimlerinizi, mail adresinizi yazıp bırakıyorsunuz. Bol Şanslar.:)



























18 Kasım 2014 Salı

OYUNCAK NASIL SEÇİLMELİDİR?


Oyuncak sadece çocuğu oyalayan, eğlendiren bir malzeme değil. Zihinsel fonksiyonlarını geliştiren, beden gelişimini sağlayan faydalı bir araç. Bu nedenle de oyuncak alırken çok dikkatli olunmalı, bilinçli davranılmalı. Çünkü çocuklar, oyuncaklarıyla oynarken, problemleri çözmeyi öğreniyor, kendi bedenlerini daha iyi tanıyorlar. Yaratıcılıkları gelişiyor ve liderlik yeteneklerini kazanıyorlar. 

Çocuklar, sahip oldukları sınırsız enerji ve hayal gücünü, uygun oyuncaklarla birleştirdiklerinde, gelişimleri sürekli devam eder. Bu nedenle de çocuklara çok fazla veya gelişi güzel değil, gözlem ve keşif yeteneğini artıran oyuncaklar alınmalı, beden gelişimini sağlayan, yaşına uygun oyuncaklar öncelikli tercih edilmelidir.


Oyuncak, çocuğun zihinsel, bedensel ve psiko- sosyal gelişimini destekliyor.

Çocuk gelişiminde oyun ne kadar önemliyse oyun oynamasına yardımcı olan materyallerde o kadar önemli. Gelişim süreci boyunca çocuğun hareketlerine düzen getiren, zihinsel, bedensel ve psiko-sosyal gelişimlerinde yardımcı olan, hayal gücünü ve yaratıcı yeteneklerini geliştiren tüm oyun malzemelerine oyuncak denilebilir. Çocuğun yaratıcılığını geliştiriyor olması iyi bir oyuncakta olması gereken en önemli özelliktir. Oyuncaklar, çocuğun yaratıcılığını ve seçme, değerlendirme duygusunun gelişmesini sağladığı gibi kendi kendine karar verebilme becerisini kazanmasına da yardımcı olur. Oyuncaklar, çocukların eğlenceli vakit geçirmesini sağlar, renk, boyut, şekil gibi kavramları öğrenmelerine de imkan tanır. Merakını gidermesine ve tatmin olmasına yardımcı olur. Çocuk oyuncağı kırarak, bozarak, tekrar bir araya getirmeye çalışarak merakını giderir. Bozup, yeniden yaptığı oyuncaklar sayesinde yaratıcılığını geliştirir.

Oyuncak alırken bunları hatırlayın!
  • Oyuncaklar sade, ayrıntıları az ve iyi zımparalanmış olmalı.
  • Oyuncağın tüyleri, çocuğun ağzına veya burnuna kaçabileceği için tüysüz olanlar tercih edilmeli.
  • Çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmalı.
  • Dayanıklı ve sağlam olmalı.
  • Paylaşma duygusunu geliştirici olmalı.
  • Bakımı, tutumu, onarımı kolay ve temizlenebilir olmalı.
  • Yapı ve işleyiş bakımından kolay anlaşılır olmalı.
  • Çocuğun hoşuna gidecek renkte ve yapıda olmalı.
  • Çocukta merak uyandıran ve ilgisini çekecek ağırlıkta ve şekilde olmalı.
  • Çocuğun kas kuvvetiyle orantılı olmalı ve çocuğa zarar verecek nitelikte olmamalı.
  • Sökülüp, takılabilir olmalı. Bu çocuğun öğrenmek ve araştırmak istediğinde oyuncağı kırmak yerine sökebilmesini sağlar.
  • Sağlığına zarar verecek boya, vernik gibi kimyasallar içermemeli.
  • Dil, zeka, yaratıcılık, beden ve kas gelişimine yardımcı olacak nitelikte olmalı.
  • Gözlem, deneyim, keşfetme isteğini uyandırıp, sosyal ilişkilerinin gelişmesine katkıda bulunmalı.
  • Sözlü ifade, okuma-yazma ve matematik öncesi kavramları geliştirici nitelikte olmalı.
  • Göze hoş görünmeli, yapısı ve biçimi zevkli olmalı.
  • Oyuncağın yıkanabilir, dayanıklı ve sağlam olması hijyen açısından son derece önemli.
  • Yutulabilen, kolayca kopabilen, çocuğun ağzına atacağı kadar küçük parçaları olmamalı.
  • Sivri uçları, kesici kenarları, parmaklarının sıkışabileceği ek yerleri ve gözlerine zarar verebilecek çıkıntıları olmamalı.
  • Uzun ip veya benzeri parçalar içermemeli.
  • Çocukların işitme fonksiyonlarını bozacak karakterde ve yükseklikte ses ve gürültü üretmemeli.

12 Kasım 2014 Çarşamba

BEBEKLERE EMZİK VERİLMELİ MİDİR?


Bebeklerde emzik kullanımı her annenin ikilemde kaldığı konulardan birisidir. Bebekler emziklerle sakinleştirildiği için anne açısından kolaylık sağladığından dolayı tercih edilmektedir. Emzik seçimi çok önemlidir. Bebeğin ağız yapısını ve diş yapısını bozmayacak bir emzik seçilmelidir. Aşağıda emzik kullanımı ile ilgili sizleri aydınlatacağını düşündüğümüzü birde video ekledim. İyi seyirler. 


10 Kasım 2014 Pazartesi

İYİ BİR BAKICI NASIL OLMALIDIR?

Annelerin kafası en çok takılan sorulardan biri de, "Doğru bakıcı nasıl seçilir" konusudur.Doğum izniniz bitti ve yeniden işe başlamak zorundasınız.Çocuğunuzu kime bırakacaksınız?...Ve bırakacağınız birileri yok ve bakıcı tutmak zorunda kaldınız ,nelere dikkat etmelisiniz?...

Profesyonel yardım alabileceğiniz çok güvenilir kurumların sayısı gün geçtikçe artıyor ve günümüzde bakıcılık uzmanlık gerektiren bir meslek haline geldi. Çocuklar fazla bakıcı değişiminden olumsuz etkilenir. 30-45 yaş bebek bakıcılığı için ideal yaştır. 

İYİ BİR BAKICI BUNLARI BİLMELİDİR ;

- Çocuğun fiziksel ve psikolojik gelişimini, 
- İlk yardım ve acil müdahale, 
- Çocuk sağlığı ve hastalıkları, 
- Beslenme, 
-Araç gereç kullanımı, 
-Bebeğin hijyeni ve bakımını bilmelidir.



uf olmuş ;)

9 Kasım 2014 Pazar

ÇALIŞAN KADINLARIN DOĞUM VE SÜT İZNİ

Çalışan kadınların doğum ve süt izni


Ülkemiz, kadına siyasi hakların tanınması konusunda dünyanın birçok ülkesinden daha eski bir tarihe sahip olsa da kadının çalışma hayatındaki yeri bakımından hala geri planda kalmaktadır. Ancak zaman ilerledikçe bu durum yavaş yavaş değişmekte ve çalışan kadın sayısı her geçen gün artmaktadır. Avukat Halil İbrahim Çelik, çalışan kadının doğum ve süt izni ile ilgili bilinmesi gerekenleri anlatıyor.


Kadınların iş hayatında ilerlemelerinin önündeki engellerden biri de hamilelik ve doğum sonrası dönemlerde çocuğun bakım durumudur. Bu dönemlerde uzun bir süre iş hayatından ayrı kalan kadının yerini sağlamlaştırmak için İş Kanunu kadınlara doğum ve süt izni imkanı tanımıştır.

Çalışan kadının doğum izni ne kadardır?

İş Kanunu’nda çalışan kadınlara hamilelik nedeniyle doğumdan önce 8 ve sonrasında 8 hafta olmak üzere toplamda 16 hafta izin verilmesi temel esas olarak yer almaktadır. Çoğul gebelik halinde ise (ikiz vb.) doğumdan önceki süreye 2 hafta daha eklenir. Yani toplamda 18 haftalık bir doğum izni ortaya çıkar. Kadın işçi talep ederse eğer bu sürelerden sonra bu defa kendisine 6 aya kadar ücretsiz bir izin verilebilir. Yani doğum izni olarak toplamda 10 ay civarında bir izin alınmasının önü İş Kanunu tarafından açılmıştır. Alınan bu izinler kadınların yıllık ücretli izin hesabında dikkate alınmaz. Eğer ortada bir doktor raporu var ise bu süreler doktorun öngöreceği oranlarda da arttırılabilir. Ayrıca hamilelik dönemi boyunca kadınların kontrolleri için işveren tarafından kendilerine gerekli izinler verilmelidir. Ayrıca kadın işçinin yaptığı iş hamileliğine uygun değil ise doktor raporu ile daha hafif işlerde çalıştırılabilir. Bu izin sürelerinin tamamı kadın devlet memurları için de geçerlidir. Kadın devlet memurları da aynı sürelerle doğum izni kullanabilir.

Erken doğum halinde kullanılamayan doğum öncesi izinler doğum sonrasına eklenir

Kadın işçi yukarıda saydığımız doğum izinlerinin tamamını tek seferde kullanmak zorunda değildir. Örneğin, hekim raporu ile çalışmasında sakınca olmayan durumlarda doğumdan önceki 3 haftaya kadar iş yerinde çalışmaya devam edebilir. Burada kadın işçinin hakkı olan 8 haftadan kalan 5 haftalık süre doğum sonrası iznine eklenir. Bu defa doğum sonrası olan 8 hafta 13 haftaya çıkmış olur. Ayrıca kadın işçinin erken doğum yapması halinde de kullanamadığı doğum öncesi izinler doğum sonrasına eklenir. İş Kanunu burada ciddi bir esneklik pay bırakmıştır.

Kadın gazetelerin doğum izin süreleri farklı

Doğum izni ile alakalı durum kadın gazeteciler için ayrıca düzenlenmiştir. Kadın gazeteciler İş Kanunu’na değil Basın İş Kanuna tabiidirler. Bu kanuna göre kadın gazeteciler hamileliklerinin 7. ayı ile doğumdan sonraki 2. aya kadar izinli sayılmışlardır. Ayrıca bu kanuna göre doğum gerçekleşmez veya çocuk ölü doğarsa bu defa olaydan itibaren 1 ay daha kadın gazeteciye izin verilir.

Çocuk 1 yaşına gelene kadar günde 1,5 saat süt izni

Doğumdan sonra bu yasal izin süreleri dolsa bile yeni doğan çocuk 1 yaşına gelene kadar anneye her gün 1,5 saat süt izni verilir. Bu süt izninin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kullanılacağı annenin takdirine bırakılmıştır. Süt izni işçinin çalışma süresinden sayılır ve izinler için ücretten herhangi bir kesinti yapılamaz. Uygulamada genel olarak doğumdan sonra çocuk 1 yaşına gelene kadar kadın işçilere süt izni için haftada 1 gün ekstradan izin verilmektedir.
Kadın devlet memurları için süt izni biraz daha farklı düzenlenmiştir. Çocuğun ilk 6 aylık döneminde süt izni günlük 3 saat ikinci 6 aylık döneminde ise süt izni kadın işçilerde olduğu gibi günlük 1,5 saat olur. Bu süt izinlerinin nasıl kullanılacağı veya bölünme durumu da yine kadın memurun insiyatifine bırakılmıştır.
http://www.hurriyetaile.com/bebek/emzirme-ve-anne-sutu/calisan-kadinlarin-dogum-ve-sut-izni_13473.html  alıntıdır.